27 Ağustos 2008

HAYATIN ALTIN KURALLARI

-Göğün her yerde mavi olduğunu anlamak için dünyayı dolaşmak gerekmez.
-'Bak' Aynı zamanda baktığını gören ol.
-Geldiğin zaman boşluk dolduran değil, gittiğin zaman yeri doldurulamayan ol.
-Her duyduğuna inanma, elindekinin hepsini harcama ve istediğin kadar uyuma.
-'Seni Seviyorum' derken inanarak söyle.
-'Özür dilerim' derken inanarak söyle.
-İlk görüşte aşka inan.
-Evlenmeden önce en az altı ay nişanlı kal.
-Asla başkalarının hayalleriyle dalga geçme.
-Derinden ve inançla sev.
-Kırılabilirsin belki ama başka türlüde hayatını tam yaşayamazsın.
-Anlaşmazlıklarda dürüstçe savaş.
-İnsanlar hakkında konuşulanlara inanıp; onlar hakkında karar verme.
-İnsanları yargılarsan onları sevmeye vaktin kalmaz
-İnsanlara beklediklerinden fazlasını ver ve bunu yaparkende kibar ol.
-Yavaş konuş ama hızlı düşün.
-Eğer biri sana cevap vermek istemediğin bir soru sorarsa gülümse ve 'Neden bilmek istiyorsun' de.
-Şunu daima hatırla ki; büyük aşk yada büyük yatırım daima risk taşır.
-Eğer kaybedersen; aklını da kaybetme.
-Üç S'yi unutma; SEVGİ-herkese SAYGI-kendine ve başkalarına SORUMLULUK-tüm hareketlerin için
-Küçük bir tartışmanın tüm dostluğunu mahvetmesine izin verme.
-Dostun olsun istiyorsan; DOST-OL
-Eğer hata yaptığını farkedersen; hemen onu düzeltmeye bak, bile bile devam etme.
-Telefonda konuşurken gülümse, karşındaki sesinden gülümsediğini anlayacaktır.
-Konuşmayı sevdiğin biriyle evlen.Yaşın ilerledikçe sohbet herşeyden değerli olacaktır.
-Biraz yalnız kalmaya özen göster.
-Anneni say, sev ve ara.
-Yeniliklere açık ol; ama illede değişmeye çalışma.
-Şunu bilki sessiz kalmak bazen en iyi cevaptır.
-Daha fazla kitap oku, dostlarını ara ve daha az tv seyret.
-Güzel, şerefli bir hayat yaşa.Geriye dönüp baktığında ikinci bir defa daha tadını çıkarırsın.
-Yuvanda sıcak bir ortam oluşturmak için elinden geleni yap.
-Sevdiklerinle tartışırken o anı önemse, geçmişi karıştırma.

26 Ağustos 2008

GLOW-İN-THE-DARK

İşte sert bir akrilik tuğlanın içine hapsedilmiş karanlıkta parlayan (glow-in-the-dark) ampul.
Doğal günışığında kendini şarj eder, karanlıkta parlar. Ve de gerçek bir ampulle yapıldı. Gerçek bir ampulün (evinizdeki ampulün aynısı) içine yerleştirilmiş bir glow-in-the-dark pigment. Sonra da bu ampul şeffaf bir akrilik reçine bloğun içine koyuluyor. Ampul yandığında ortaya çıkan gizemli efekt ise üretim sırasında reçinenin çok ufak bir miktar çekmesiyle oluşan ampul ve akrilik bloğun arasındaki küçük boşluğa ışığın girmesiyle oluyor. Akrilik bloğun cilalanmış yüzeyi ise neredeyse mücevher kalitesinde bir parlaklık sağlıyor. Glow Brick gün içinde emdiği enerjiyle karanlık olduğunda ampulün içindeki pigmentten yaydığı sakin ve rahatlatıcı loş bir ışıkla çok hoş bir atmosfer yaratır. Basitliği ve eşsizliği sayesinde kablolarla ya da pillerle uğraşmadan hoş bir “mood light” arayanlar için harika bir çözüm. Açma kapama düğmesi bile yok.

23 Ağustos 2008

AL AHINI!!



Oğuzhan KOÇ' dan bir şarkı dahaa :)

18 Ağustos 2008




Ben tatilden dönerken bi türlü kutlayamadım ama benim böcüğümün dün doğum günüydü. Doğum günün kutlu olsun böcüğüm. Sınavlardan döner dönmez birlikte İzmiti talan eder bunun acısını çıkarırız.Buarada böcüğüm bu kadar hızlı büyüme ya. Daha dün Diyek diye peşimde dolanırken 1 ay sonra liseli olcan.Ama iyiki doğdun. :)
Güzel bir tatilden sonra bol dinlenmiş olarak geri döndüm.Size tatile gideceğimi söyleyememiştim. Geçen pazar yola çıktık çok uzağa değil yalovaya tatile gittik. YADEM diye bir yer açılmış.Yeni daha çok uzun bir geçmişi yok yani. Tatil köyü gibi. Deniz, sahil mükemmel. Marmaranın en uzun kumsalına sahip. 1 hafta boyunca annemle çok güzel tatil yaptık.Dün babamla abimin gelip bizi almasıyla tatilim son buldu :( Görenler zaten esmer olan tenimin karardığını söylüyorlar,ve zayıfladığımıda:) Bütün gün fırsat buldukça denize attım kendimi yüzerek mükemmel zayıflanıyo onu anladım. Neyse bu kadar tatilin sonunda yarın Bileciğe gidicem.Çarşamba günü sınavım var. :( Bana başarılar dileyin yoksa bu okul bitmek bilmicek :)

8 Ağustos 2008

İŞTE GELDİM BURDAYIM :p

Sonunda geldim! Derslerime girdim geldim işte. İzmitte değişen birşey varmı derseniz EVET! küçük ama boyundan büyük değişiklik yaratan bir küçük tosbikimiz var! Poyrazımız geldi sonunda :) Poyraz Nilaylay'ın yeğeni, aynı zamanda aburcubur Burcu ablamızın oğlu :) İzmit'e gelmişler ben yokken pazar günüde tatile gidecekler. Tabe vaktimiz Poyraz beyle geçicek pazar gününe kadar galiba :) SEVE SEVE :)

30 Temmuz 2008



1 Hafta kadar buralarda yokum bugün Bileciğe gidiyorum.Arada okulada uğramak gerek tabi :)

29 Temmuz 2008

GÜL Kİ SEVGİLİM!!


Bu şarkıyı bugün duydum daha birkaç saat önce. Dilime takıldı hala da gitmiyor. Oğuzhan Koç söylüyormuş.Hani şu Yılmaz Erdoğanın öğrencisi, ÇGHB da oynayan.Kendi bestesimi değilmi bilmiyorum.Şarkıyı Ferhat Göçerde söylemiş.Bu şarkı kime gideceğini biliyor :) Seni çok seviyorum bitanem :)
Bugün Miraç Kandili. Kandiliniz mübarek olsun!!!

27 Temmuz 2008

ISTE ICYDRINK!!

Soğuk yiyecek ve içecek sunumunda benzersiz seçenek ıcydrink!

Icydrink' in 10 cl. kapasitesindeki konik buz kadehi, yine özel olarak üretilmiş camdan veya plastikten bir başka bardağın içine yerleştiriliyor.
İçki yudumlanırken, buzla temas eden dudaklarda ilginç ve çok hoş bir ferahlık duygusu yaşanıyor. Icydrink, konulduğu cam bardağın içine doğru dış çeperinden erimeye başladığından, içkiyi ya da yiyeceği sulandırmıyor; dolayısıyla tadında en ufak bir değişiklik yaratmıyor. Soğukluğunu da son yuduma kadar aynı şekilde muhafaza ediyor.
Icydrink' le tüm meşrubatlar, soğuk içilen kahveler ve çaylar, likörler, bütün "ağır" içkiler, "kısa" kokteyller, özellikle beyaz ve roze şarap ile şampanya bile şimdiye dek hiç yaşanmamış, benzersiz bir tecrübe ve keyifle içiliyor.

25 Temmuz 2008

BUDA GEÇER :)

Fatih Sultan bir gun bir yüzük yaptırmak istemis... bir suru sanatcıyı toplamıs onlara demiski :
-bana oyle bir yuzuk yapın ve icine oyle bir söz yazınki her gordugumde;eger üzgünsem mutsuzsam benim yüzümü güldürsün teselli olsun...; eger cok mutluysam, şehvetin kollarına duscek kadar mutluysam bana gercekleri anlatsın...dogru yola itsin..
uzun bir sure adamlar bir yuzuk yapmıslar padisaha, icine de:
-bu da gecer..
yazmıslar.. :)

15 Temmuz 2008

TEK TIKLA DÜNYA'nın HERYERİNE ÜCRETSİZ YARDIM GÖNDEREBİLİRSİNİZ!!!

Hepimiz yardım etmek isteriz ihtiyacı olanlara.Belki maddi durumumuz el vermez belkide vaktimiz olmaz. İşte böyle bahanelerle kimseye yardım etmediyseniz eğer hayatınızda birgün olsun kendinizi düşünmeden maddiyatı düşünmeden yardım edin tek yapılması gereken belirli sitelere tıklamak.Bu yardımlar ücretsiz siz reklam gördünüz diye sponsor reklama ödemesi gereken parayı yardıma muhtaç yerlere aktarıyor.
Hiçbir maliyeti yok, bağışlamanın parası altda verilen sitelerdeki butonlara tikladiktan sonra, Reklam Logolarını Görmeniz ile REKLAM YAPAN SPONSORLAR tarafından ödeniyor.. Dünyanın herhangi bir yerinde yardıma muhtaç olan biri senin bir mouse hareketini bekliyor...Günde Sadece Bir Kere Bağışta Bulunabiliyorsunuz:
Hunger Site (fakirlere yiyecek yardimi)
http://www.thehungersite.com

Breast Cancer Site (göğüs kanserine karşı mamografi)
http://www.thebreastcancersite.com

Child Health Site (çocuklara yönelik sağlık taraması)
http://www.thechildhealthsite.com

Literacy Site (çocuklara yönelik kitap dağıtımı)
http://www.theliteracysite.com

Rainforest Site (yağmur ormanları habitat koruma projesine destek)http://www.therainforestsite.com

Animal Rescue Site (hayvanlara yönelik koruma ve yiyecek yardımı)http://www.theanimalrescuesite.com

http://www.freerice.com
sitede Ingilizce kelimelerin eşanlamlısı seçiliyor ve doğru yanıtlanan her kelime için birleşmiş milletlere bagli çalisan dünya gıda programı'na 20 pirinç tanesi bağışlanılıyor. HEM INGILIZCE öGREN, HEM DE FAKIRLERI DOYUR!

Asağıdaki linke tıklayarak hem eğlenceli bir coğrafya oyunu oynuyorsunuz hem de yardımda bulunuyorsununuz!
http://www.freepoverty.com/

Tek yapmanız gereken bu sitelere girmek ve butonlara tıklamak. Her birine sırayla tıklayın ardından ''Click Here to Give-it's Free'' butonunu göreceksiniz o butona tıklayarak karşınıza reklam yapan sponsor firmaların logoları gelecek ve böylece gördüğünüz o reklam logoları ile bağiş paraları reklam yapan sponsorlar tarafından ödenecek...Kesinlikle evrensel güvenilir bir site olduğunu ve ciddiyetsizliğin olmadığını özellikle belirtmek isterim.

6 Temmuz 2008

KUZENLER








Hafta sonu kuzenlerim geldi. Özlemişim böcüklerimi :) Akşam görüşmedimiz sürede olan bitenleri anlattık birbirimize, sabah bahçede kahvaltı, öğlen minik böcüğümle yaptığımız browni akşam üstü çay saatinden sonra onların evlerine dönmeleriyle son buldu. İyiki geldiniz böcüklerim :)

5 Temmuz 2008

NEDEN?


Neden anlamaz insan yanındayken kıymetini
Neden söylemez insan sevdiğine sevdiğini
Yarın çok geç olunca pişman olmak boşuna
Gururun neye yarar ki yalnız kalmaktan başka
Yarın çok geç olunca isyan etmek boşuna
Hiddetin neye yarar ki yalnz kalmaktan başka

4 Temmuz 2008

NİLAY'IN BLOGU

Sonunda Nilay da bi blogcu oldu... Kendi fotograflarını, güzel yemeklerini (bana hazırladığı) ve bir veteriner olarak bilgilerini bizle blogundan paylaşıcak... adresimi :P

http://www.nilayland.blogspot.com/

mutlaka ziyaret edin daha yeni ama yardımcıları sağlam :)

NİLAY 'IN EnGiNaRI

Nilay!ın fotograf çalışmalarından birisi daha..Dolabta unuttugu için bozulmuş enginarın farkedildiğindeki hali bu..Eline sağlık Nilayım.. umarım birgün sanatçı kişiliğin farkedilir..
Fotografın aslı ve nilayın diğer çalışmaları www.fotokritik.com adresinde nilfuland kullanıcısı adı altında...

2 Temmuz 2008

DERBENT, BEN, NİLAY, PİKNİK...



























Dün Nilaylarla birlikte Derbente abilerinin bahçesine pikniğe gittik.Doğa, yemek, böcüklerle mükemmel bi gündü. Annemle Yadigar teyze yemek sorumlularımız; Nilayla ben gezi sormlularıydık. Nilay fotoğraf makinesiyle yine döktürdü. Gördüğünüz bütün resimleri o çekti kendi resminide ben.Böğürtlenleri çektikten sonra toplayıp bi güzel yedik :) temiz hava biraz çarpsada amele yanığı olsakta çok güzel bi gündü.Yeşil, doğa, böcükler.. he bide kene korkusu vardı içimizde biraz tabi Nilay resimde görüldüü üzere çorapları kotun üstüne çekip kene savar yaptı kendine.Sağ salim evimize döndük ya gerisi mühim diil.... :)

1 Temmuz 2008

SİNEMAAAA!!!!







Hafta sonu sevgilimle sinemaya gittik.Malum Bilecik de yapılacak çok fazla bişey yok :) Gelen misafirlerinizi (sevgilinizi) ya kafeye ya sinemaya yada türbeye götürürsünüz:p Biz Bilecikde bulunan 3 film arasından bu filmi seçtik.(Bilecik de sadece 3 salon var zaten 3. salonda yeni açıldı yane haftada 3 film izleyebilirsiniz sadece) 88Dakika çok aksiyon filmi diil bence hareketli düşündürüyo geriyo ürkütüyo ve en önemlisi sonunda tahmin ettiğiniz çıkmıyo :)
Seattle’da mahkeme için çalışan çok ünlü bir psikiyatrist ve kolej profesörü Jack Gram, bir seri katil olan Jon Foster’in ölüm cezasına çaptırılması konusunda jüriyi etkileyen, mahkumiyetinden sorumlu bir kişi konumundadır. Seri katil, Jon Foster, Jack Gramm’ı kendisiyle ilgili manipülasyon yapmakla, bir şahidi ve şahidin kız kardeşini ona karşı ifade verme konusunda kandırmakla suçlar. Jon’un cezasının infazı öncesi akşam saatlerinde Jack’e bir telefon gelir. Telefonda cinayeti çözmesi için sadece 88 dakikası olduğu söylenmektedir. Bu mesajı veren kişi kadınları Jon Foster gibi öldürmektedir. Jack, eski karısı, FBI ajanı Shelly Barnes, arkadaşı Frank Parks ve asistanı Kim Cummings ile bir üniversitenin kampusu içinde bu problemli öğrenci ile bu öğrencinin öldürmeyi planladığı kadını bulmaya çalışır.İşte böyle izlemenizi şiddetle diil ama tavsiye ederim :)
BAŞARININ ANAHTARININ NE OLDUĞUNU BİLMİYORUM, ANCAK BAŞARISIZLIĞIN ANAHTARINI BİLİYORUM: "HERKESİ MEMNUN ETMEYE ÇALIŞMAK".
B. Cosby

26 Haziran 2008

KISA SÜRELİĞİNEDE OLSA GİDİYORUM!

Yarın sabah 9 arabasıyla Bilecğe gidiyorum. Gidip yaz okulu kayıdımı yaptırıcam Pazarteside derse gircem. En kötü ihtimalle önümüzdeki cuma döncem.Ama dayanamayıp erkende dönebilirim. :) Ordakileride özledim birazda onlarla vakit geçiriyim. Orda internete girmek için kafeye gitmem gerekiyor ve çok zor oluyor ama döner dönmez yazıcam şu kayıdı yaptırıyımda hayırlısıyla :)

I-BUDDY




I-Buddy masa üstünüzde çok fazla yer kaplamayacak şekilde tasarlanmış. İster masa üstününüze, isterseniz yanında gelen klipsleri ile laptopunuzun ekranına yerleştirmeniz mümkün. Herkesle etkileşime geçmek zorunda da değil, isterseniz sadece sizin seçeceğiniz kullanıcılara tepki verecek şekilde programlayabiliyorsunuz. Başka bir güzel özelliği ise, sadece mesaj aldığınızda değil, seçtiğiniz kişi(ler) giriş yaptığında, onların online durumları hakkında da sizi uyarıyor. Gelen ifade ikonlarına (emoicons) göre değişik tepkiler vererek karşınızdaki kişinin hislerini masanıza taşıyor. Mesela, birisi size kalp ikonu gönderiğinde I-Buddy’nin yüzü kızarıyor ve kanatlarını çırpmaya başlıyor. Kırmızı ve Mavi kanatlı olmak üzere 2 renk seçeneği vardır.Fiyatı 40 ytl civarında. Çocuklar buna bayılıcak:)

25 Haziran 2008

Çok sevimlilerrrrrr:)



Bu sıradışı karakterler küçük fanuslarının içinde yaşıyorlar. Daha da önemlisi, çağrı veya sms geldiğinde yerlerinde dönerek ve flaşlayarak size haber veriyorlar.Çok sevimliler bayıldım ben bunlara.Mopodsları http://www.bunlardanistiyorum.com/ dan bulabilirsiniz.

24 Haziran 2008

BU SEFER GEÇ KALDIN!!

Hani hepimizin hayatında birileri vardır.Hep zor zamanımızda kafamızı çevirdiğimizde yanımızda olur.Bir bakarızki elimizi uzatmışız tutmuş elimizi.Melek gibi, Anne gibi, Baba gibi, Kardeş gibi, ama değildir.İşte benim hayatımdada böyle biri var.Adını sen koyduğum.Ama bu sefer geç kaldın biliyomusun...

23 Haziran 2008

DOĞMAMIŞ OĞLUMA!

Ah oda senin gibi
Bir anne kuytusunda
Uyumuştur mahmur temiz
Al sen de büyüyorsun
Gün be gün acele
Küçük bir kızı üzmeye
Söz ver bana bebeğim
Söz ver ak sütüm için
Korkmaksızın seveceksin
Neden hoyrat bu kader
Neden kırılır bu kalpler
Nasıl can yakar bu küçük eller


CANDAN ERÇETİN

19 Haziran 2008

GALİBA EVET!

Hayatımızın her anında kullandığımız bir kelimenin bukadar önemli olabileceğini hiç düşünmemiştim.Evet dediğin anda aslında sorumluluklara soru işaretlerine korkularına rağmen kalabalık bi yaşantıya evet dediğini farketmezsin aslında.Ben bu cevabı vereli 1 ay oluyo aslında.Ama evlilik şimdi değil tabiki.İlk önce okulumu bitirmem gerekiyor.Arkasından ailelerin tanışması,koşturmacalar, sorumluluklar asıl ozaman başlıcak sanırım.Korkularım var aslında korkarak verdiğim bir cevaptan ilk defa bu kadar eminim.Anneme çıtlatmaya başladım,ufak hazırlıklar, nasılolurda nasıl yaparız.Nasıl hazırlanırız hepsini düşünmeye çalışıyorum.Daha 1 senem var en az.Bide bu arada abimi evlendirmem gerekiyor.Asıl önemli olanda o sanırım. :)
Ama ben yinede siteleri araştırmaya evlilik hazırlıklarında neler gerektiğini öğrenmeye başladım bile.Bunları zaman zaman sizlede paylaşıcam.Sizden asıl istediğim nemi?Evli olanlarınız bana bu konularda yardım ederse çok sevinirim.Çünkü herşey güzel olmalı dimi ama :)

17 Haziran 2008

Yasemin MORİ

aslinda bir konu var- yasemin mori


Yasemin Mori 26 yaşında genç bir isim. Bilkent Üniversitesi Grafik Tasarımı'ndan mezun. Lisede çeşitli gruplara girip çıkıyor, fakat bir türlü istediği gibi bir proje üretemiyor. Sevdiği şey, bağıra çağıra şarkı söylemek. Ve Yasemin MORİ'nin şarkısı gerçekten çok güzel olmuş.Sürekli dinleyebilcemiz albümlerden biri.Yakında 'Hayvanlar' adlı şarkısının klibide geliyor.Bu şarkıyı dinleyin mutlaka.

ANNE ŞEKERPARESİ :)

Şekerpare hepimizin sevdiği bi tatlıdır.Hatta benim en sevdiğim tatlı.Okul tatile girdiğinden beri annem haftada bir yapıyor.Çok güzel oluyor.Bende size annemin tarifini veriyorum şimdi. Afiyet olsun...
MALZEMELER:
1 paket margarin
1 su bardağı pudra şekeri
4 yemek kaşığı irmik
2 yemek kaşığı hindistan cevizi
2 yumurta
4 su bardağı un
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
ŞERBETİ:
3 su bardağı şeker
4 su bardağı su
yarım limon suyu

YAPILIŞI:
Hamur malzemelerini unu az az ekleyerek yumuşak bir hamur elde edene kadar yoğuruyoruz.
İstedimiz şekli vererek yağladığımız tepsiye diziyoruz.
180 derece önceden ısıtılmış fırına sürüyoruz.
Şerbetini hazırlamak için suyu ve şekeri kaynatıyoruz.Kaynamaya başladıktan 5 dakika sonra limon suyunu ekleyip bi süre daha kaynatıyoruz.Şekerpareleri ıslatmamız sırasında şekerparelerin sıcak şerbetimizin ılık olması gerekiyor. Afiyet olsun...

UZUN SÜREDİR YAZMADIM AMA...

Uzun süredir yoktum buralarda.Bilecik de okuyorum ve ordaki evimde internetim yok.Zor oluyo tabikide.Bide başka bir blog sayfasıyla ilgileniyordum.Ama o blogun kontrol paneli çok sorunlu bende buraya geri döndüm işte bundan sonra sık sık yazıcam buraya umarım yalnız kalmam :)